Stanford Business School araştırmacıları, sosyal ortamlarda algılanan imajınız için kapüşonunuzla, daha ciddi giysileri takas etmeye değip değmediğini araştırıyor.

Son derece iyi görünümlü olmanın kariyeriniz için büyük fayda sağlaması bazılarımızın hoşuna gitmese de, inkar edilemez doğruluk payı vardır. Elbette, cerrahi müdahaleler olmadan, ebeveynlerinizden aldığımız kalıtsal görünümünüzü değiştirmek için elinizde çok fazla olanak yok. Kullanabileceğimiz en etkili yöntemlerden biri, daha fazla kişisel bakıma yatırım yapmak olabilir.  Peki, görünümünüzün detayları hakkında kafa yormaya değer mi?

İş hayatının dinamikleri göz önüne alındığında, kesinlikle evet !!!

Stanford’da yapılmış bir dizi araştırma sonucunda, ‘Graduate School of Business’ tarafından oldukça eğlenceli bir başlıkla yayınlanan rapora göre; “Aynadaki Görüntünüzün Kötü Olduğu Birkaç Gün Hayatınızı Değiştirebilir”

 

Profesör Margaret Neale ve doktora öğrencisi Stanford İşletme Enstitüsü’nden Peter Belmi tarafından yapılan araştırma, kuaförlere,  takım elbise satışlarına katkı yapacak sonuçlar açıklarken, her türden, kapüşonlu girişimciyi de ‘kişisel imajı’ hakkında düşünmeye sevk ediyor. Dış görünümünüzden memnun olup, iyi hissetmenin, özgüven artışı ve güç hissi verdiği kanıtlandı.

Sonuçların, insan doğasının göreceli bakış açısıyla örtüşmesi hiç şaşırtıcı değil. Çekici hissetmek hem erkeklere hem de kadınlara sosyal statü bağlamında bir güven ve üstünlük hissi verir.

“Çekici olduğuna inanıyorsan, kendinin daha yüksek bir sosyal sınıfa ait olduğunu düşünüyorsun ve buna göre, hiyerarşilerin insanları ve grupları organize etmenin meşru bir yolu olduğuna inanıyorsun. Bazı insanların hiyerarşide daha aşağıda olduğuna inanma ihtimalin daha yüksek. Oradalar çünkü orada olmayı hak ediyorlar” diyerek açıklıyorlar.  Bu açıklama ile kültürümüzde birçok fıkrasıyla hayata dair dersler çıkardığımız Nasreddin Hoca’nın ‘ye, kürküm ye’ deyişi gibi birçoğumuzun yaşadığı bir gerçeği doğruluyor.

 

Araştırma Sonuçlarını Hayatımıza Nasıl Adapte Edebiliriz?

 

Bu sizi en iyi insan yapmaz, ancak araştırmacılara göre iş dünyasında işe yarayabilir, girişimciler, “kişisel imajın” etkisini hafife almamalı. Görünüşümüzle ilgili algımız, kendimizi nasıl sunduğumuz konusunda çok önemli olduğu için, sabah aynadaki yansımamıza  yatırım yapmak pratikte ilk bakışta göründüğü kadar anlamsız olmayabilir. Neale, “Küçük değişiklikler size bir avantaj sağlayabilir. Nasıl algılandığınız, nasıl göründüğünüzle yakından ilgili” dedi. “Görünüşünüzün, kendinizi nasıl sunduğunuz üzerinde bir etkisi olabilir.”

Elinden gelenin en iyisini yapmanın en iyisini hissetmenize yardımcı olabileceği fikri hiç şaşırtıcı değil, ancak Neale, iyi görünmeyi düşünmenin bile sizde özgüven  etkisi olabileceğini önerecek kadar ileri gider. Öyleyse, bu büyük toplantıdan önce kıyafetlerinizi değiştiremiyor veya saçınızı tarayamıyor olsanız bile, bunun yerine öyle olduğunuzu hissederek, görselleştirmeyi deneyin.

Neale, “Bu gibi durumlarda, bir dahaki sefere, spotlar size çevrilmişken, kendinizi sahneye en iyi ışıkta koymanız gereken bir durumla karşı karşıya kalıyorsunuz ve belki de normalde kendinizi nasıl algıladığınız ve nasıl algılanmakla ilgili beklentiniz arasındaki tutarsızlık, kariyerinize birkaç basamakta tökezlemenize neden oluyor” belki de yeni bir strateji deneyebilirsiniz, “diyor. “Toplantıdan veya röportajdan hemen önce, çekici hissettiğiniz bir zamanı hatırlayın ve ardından hafızanızdaki bu anının iletişimde olduğunuz kitle ile etkileşimde bulunarak öyle algılanmasını sağlayın.”

 

En iyi göründüğünüz anı hissetmek ile yansıttığınız imajınız arasında bu bağlantıyı fark ettiniz mi?